Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Edirne Müdâfii Mehmed Şükrü Paşa

Mehmed Şükrü Paşa aslen Erzurumlu, babası da Yüzbaşı Mustafa Beydir. Paşa Topçu okulunu birincilikle bitirdi, ardından Almanya’da eğitim gören subaylar arasına katıldı. Almanca,İngilizce ve Fransızca bilen Paşa mesleğine dair gelişmeleri hızlıca takip edebiliyordu. Paşa aynı zamanda Harbiyede de öğretmenlik yaptı.
1905 yılında İkinci Ordu Müfettişliği görevinden alınarak Selanik’teki Üçüncü Ordu Müfettişliği’ne tayin olunmuştur.Şükrü Paşa’nın Selanik’e atandığı bu dönemde Edirne de yüzbaşı olarak bulunan İsmet İnönü, Şükrü Paşa ile Selanik’te görüşmüş ve anılarında şöyle bahsetmiştir:  “…Şükrü Paşa eski devrin en iyi subaylarından biriydi; yeni cereyanlar içinde bulunan hiç kimseye bir fenalık ettiği görülmemiştir. Ben kendisine ikbalinde ve düşkünlüğünde daima saygı ile muamele etmişimdir.”
Askerlik kariyerinin büyük çoğunluğunu Edirne’de geçiren Paşa, II. Meşrutiyetle İstanbul’a dönse de Balkan Savaşı’nın başlamasıyla tekrar Edirne’ye dönerek Edirne Müstahkem Mevki Komutanlığı’na tayin …
En son yayınlar

Trablusgarpta Enver Paşa’nın etkisi

İtalya’nın Ekim 1911’de Trablusgarp’a işgalinden sonra bölgeye asker ve silah sevkiyatı yapmak neredeyse imkânsızdı.Bu vaziyette Osmanlı ordusunun vatanperver genç subayları bölgeye gitmeye başladılar. Mücadelenin finansmanı için de faaliyetlere geçildi.En büyük pay yerli halka daha sonra da Mısırlılara düşüyordu.Mısırlılar buraya gönüllü olarak para ve cephane göndererek destek oldular.Mısırın önde gelen Gazeteleride halkı bilinçlendirmeye çalışıyorlardı. Gönüllü subaylar oradaki mevcut kuvvetleri bir araya getirdi ve Osmanlı’ya sadık yerli kabilelerden muharip güçler oluşturdular. Özellikle Enver Bey’in Bingazi'ye gelişinin ardından subaylarımızın olağanüstü gayretleri neticesinde direniş güçleri kısa sürede 20.000 kişiye ulaştı.
Enver Bey bu ünvanla Kuşçubaşı Eşref ile kabileleri dolaşarak, propagandalara kanmamalarını, halifenin düşmandan kurtarmak için kendisini buraya gönderdiğini, İsteyenlere silah vereceğini,15 güne kadar gelmeyenleri İtalyanlara boyun eğmiş addederek ona gör…

İngilizlerin Esirlerimizi Kasten Kör Etmesi

Bu İddia Türk Kamuoyunu 1919-21 yılları arasında epeyce meşgul etmiştir. Esirlerin sayısının yaklaşık 15.000 olduğu söylenir. Aslında bu iddiaların temel iki kaynağı vardır. Biri 28 Haziran 1921 tarihli bir TBMM Hükumeti kararıdır. Kararda Mustafa Kemal Paşanın ve 11 Bakanın imzaları yer alır. Bu belge Mısırdaki esirleri kasten malul bırakan İngiliz tabipleri, Kumandan ve zabitleri hakkında takibatın başlatılması için harekete geçilme kararıdır. Diğer belge ise Meclisin 28 Mayıs 1921 tarihinde yapılan 37.Oturumunda Edirne Milletvekili Faik ve Şeref beylerin verdikleri önergedir. Bu önergenin baş kısmı Malta'daki esirlerle ilgili olsa da son kısmında Mısır'daki kamplardan bahsedilir. Son Bölümü kısaca ;”Mısır’da İngilizin İlaçla temizleme bahanesiyle yeterli miktardan fazla ‘krizol’ banyosuna sokarak gözlerini kör ettikleri 15.000 vatan evladına yapılan bu cinayeti Önceden tasarlayan Faillerinin suçlu ilan edilmesini ilave ederiz” şeklindedir. Verdikleri önergeden sonra söz alan E…

Esirlerimiz ve Heymeymoro Vapuru

Ruslar 1.Dünya Savaşında Osmanlı ile yapılan Muharebelerde 65 bin esir ele geçirdiler. Bunlar önce Sibirya da daha sonra ise Vladivostok şehrinde tutuldular. Japonlar Nisan 1920’de bu bölgeyi ele geçirdi.Bu olay ile birlikte Esirlerin kontrolü de Japonlara geçmiş oldu. Uluslararası arenada Sözü kalmayan Osmanlı Devleti Esirler için İstanbul'da bulunan İngiliz Fevkalade Komiserliğine başvurdu.1919’un sonlarına doğru Türk esirlerinin sevk işinin Japon Hükümeti tarafından seferin masraflarının karşılanması koşuluyla gerçekleştirileceği bildirildi. Sefer Masrafı 240.000 lira Osmanlı Bankasında bulunan İngiliz Fevkalade Komiserliği hesabına yatırılarak 22 Ekim 1919 tarihli bir yazıyla Japon Hükümetine havalesi istendi.Ama ne bu yazıya cevap geldi ne de Ağustos-Eylül aylarında gerçekleşmesi planlanan sevkiyat gerçekleşti. İngiliz Hükümeti bu parayı Milli Mücadele Hareketinden dolayı bekletiyor, bu esirleri tehdit olarak görüyordu.Para ancak 1921 Şubat ayında Japonlara ulaşdı ve yetkililer …